Evsel atıksu tasarım

EKLER:
EK 1

Yerinde Arıtma Sistemleri

Zemin Türüne Bağlı Olarak Arıtma Teknolojisinin Seçimi
  Normal zeminlerde, septik tank sonrası sızdırma çukuru ve sızdırma yatakları ile ilgili akım şemaları, Şekil Ek1.1’de ve sızdırma yataklarının beş değişik tasarımı, Şekil E1.2’de verilmiştir. Septik tank sonrası, yerçekimi ile atıksuyun sızdırma yatağına dağıtılması, Şekil E1.2a’da verilmiştir. Şekil E1.2b ve E1.2c’de, sızdırma yataklarının dinlendirmeli olarak çalıştırılması, Şekil E1.2ç’de, atıksuyun septik tanktan sonra pompa veya sifonlama ile sızdırma yatağına verilmesi ve Şekil E1.2d’de septik tank sonrası pompa ile sızdırma yatağına tabandan üzeri özel bir sızdırma tabakası ile kaplı küçük çaplı bir boru ile verilen ve sızan suyun uç kısımdan toplandığı sızdırma yatağının şematik şekli verilmiştir.

Alüvyonlu zeminlerde septik tank çıkışının havalı arıtma veya kesikli kum filtresi ile arıtılması ve nihai uzaklaştırması, Şekil E1.3’de ve özel sızdırma yataklarına ait şematik şekiller, Şekil E1.4’de verilmiştir. Şekil E1.4a’da, sığ kum yataklarından basınç altında sızdırma, Şekil E1.4b’de, dolgu kum yataklarından sızdırma, Şekil E1.4c’de, kum yataklarından sızdırma ve üzerindeki bitkilerin sızdırılan su ile beslenmesi, sonra buharlaşma ile atmosfere salınması ve Şekil E1.4ç’de, iki kademeli septik tanktan geçen suyun yapay sulakalanlarda arıtımının şematik şekli gösterilmiştir.     

Geçirimsiz zeminlerde, zemine sızdırmak pratik olarak mümkün değildir. Geçirimliliğin çok düşük, yeraltısu seviyesinin yüksek, zemin eğiminin yüksek, taşkınların meydana geldiği ve atıksuyun, su kaynaklarının yakınlarında oluştuğu durumlarda zemine sızdırma düşünülmemelidir. Geçirimsiz zeminlerin olduğu yerlerde atıksular, daha kompleks arıtma sistemleri ile arıtılmalı ve uzaklaştırılmalıdır. Uygulanabilecek nihai deşarj alternatifleri, su sızdırmayan bekletme tankı (Şekil E1.5a), iki kademeli septik tank sonrası buharlaştırma (Şekil E1.5b), iki kademeli septik tank sonrası yapay sulakalanlar ve arazide arıtma (Şekil E1.5c), atıksuların toplandıktan sonra septik tank çıkışının vakumlu membran biyoreaktör ile arıtımı (Şekil E1.5ç) olabilir. Geçirimsiz zeminler için önerilen bu nihai uzaklaştırma sistemleri, normal ve alüvyonlu zeminler için de kullanılabilir.

Yerinde arıtma teknolojileri olarak sunulan bu akım şemalarında bulunan her bir sistemin bileşenleri, daha detaylı olarak aşağıda açıklanmıştır.

       


Şekil E1.1 Normal zeminlerde septik tank sonrası sızdırma çukuru ve sızdırma yatakları.



 
a)                                                                          b)
 
c)                                                                               ç)                

d)
Şekil E1.2 Normal zeminlerde sızdırma yataklarının beş değişik tasarımı





Şekil E1.3 Alüvyonlu zeminlerde septik tank çıkışının havalı arıtma veya kesikli kum filtresi ile arıtılması ve nihai uzaklaştırması.




  
a)

b)

c)

ç)
Şekil E1.4 Alüvyonlu zeminlerde nihai uzaklaştırma alternatifleri.




a)


b)


c)


 
ç)
Şekil E1.5 Geçirimsiz zeminlerde nihai uklaştırma alternatifleri
  a) Kuru (susuz) Çukurlar
Üstü örtülü bir çukurdur. Tabanı, geçirimli veya geçirimsiz olabilir. Yeraltı suyunun kirlenmemesi gereken yerlerde tabanı sızdırmaz yapılır. Buralarda biriken atıksular, belli sürelerle boşaltılırlar. Sızdırmalı olanlarda ise sulu kısım yeraltına sızar, kalan kuru kısım ise çukurda toplanır.

Su sızdırmayan geçirimsiz kuyular, ayda insan başına 70 litre veya altı aylık boşaltma evresi için insan başına 400 L’lik hacim düşünülerek boyutlandırılır. Geçirimli çukurlara 90 cm veya daha büyük çap verilir ve giriş borusu altındaki seviyede derzler açık olarak teşkil edilir. En üst derz tabii zeminden 60-90 cm aşağıda bulunmalıdır. Zeminin boşlukları tıkanıp çukur dolduktan sonra bir T çıkışı ve bir dolu savak borusu üstteki sıvıyı sızdırmalı bir çukura iletir.

Bu çukurlar, kuyuların yeraltı suyu akımına göre alt (mansap) taraflarında ve bakteriyel kirlenmeyi önlemek için 15 m ve kimyasal kirlenmeyi önlemek için ise 50 m den daha uzakta bulunmalıdır. Bu tür çukurlar bina temelinden en az 6 m uzakta açılmalıdır. Merkezi bir içme suyu sistemini besleyen su kuyuları yakının da bu tür çukurlar asla yer almamalıdır.  

b) Kompostlaştırma Tuvaletleri
Organik atıkların, havalı olarak kompostlaştırıldığı tuvaletlerdir. Hava ihtiyacı, havalandırma borusu ile 12 Volt’luk bir havalandırma fanı ile sağlanabilir. Üç şekilde uygulanabilmektedir. Birincisi kesikli uygulamadır. Atık, 12 ay boyunca kompostlaştırmaya tabii tutulur. İkincisinde kompost belli sürelerle alınır. Üçüncü uygulamada ise kompostlaştırma yer seviyesinin üstünde yapılır. Oluşan sızıntı suyu, yapay sulakalanlara veya araziye direkt olarak uygulanabilir (Şekil E1.6a).

c) Sulu Tuvaletler
Burada, tuvaletin hemen altına yeralan sifon içindeki su dolayısıyla, boru devamlı suretle kapalı olacağı için koku ve böcek problemi yaşanmaz. Her kullanım sonrası 2-3 L’lik su ile tuvalet sürekli olarak yıkanır (Şekil E1.6b). 

ç) Çok Gözlü Septik Tanklar
Çürütme çukurları olarak da adlandırılırlar. Kanal şebekesi olmayan kırsal yerleşim alanlarındaki münferit bina veya küçük yerleşim gruplarının atıksularının bertarafı için uygulanabilecek kullanışlı bir sistemdir. Üstü kapalı çöktürme çukurlarından ibarettir. Bunlar genellikle, iki, üç veya dört gözlü olabilir (Şekil E1.6c). Çamurun büyük bir kısmı ilk gözde toplanır. Faydalı hacim, 200 L/N’e göre hesaplanır. Bir biyolojik faaliyetin de olması isteniyor ise 1000 L/N’ye göre bir boyutlandırma yapılması gerekmektedir. Bekletme süresi 2 gün civarındadır. Su yüksekliği, 1.2-2 m aralığında alınabilir. En küçük hacim 3 m3 olup, dipteki çamur yılda 2 defa boşaltılmalıdır. İki gözlülerde, ilk göz toplam hacmin 2/3’ü kadardır. Üç gözlülerde ise, ilk göz toplam hacmin yarısı, diğer iki göz eşit hacimlidir. Septik tank çıkışında AKM kaçışını önlemek üzere, çıkış borusu üzerine elek de yerleştirilebilir.   

d) İki Katlı Septik Çukurlar (İmhoff Tankı)
İki katlı çukurlarda, üst kat çöktürme, alt kat ise çürütme için kullanılır (Şekil E1.6ç). Verimi, mekanik arıtmadaki kadardır. Üstteki çöktürme havuzu 30 L/N, alttaki çamur çürütme kısmı ise 60 L/N esasına göre hesaplanmaktadır.

e) Yavaş Kum Filtreleri
Septik tank çıkışı, yavaş kum filtreleri ile kontrollü bir şekilde arıtılıp, dezenfekte edildikten sonra alıcı ortama verilebilir. Filtre kalınlığı, 60-90 cm olabilir. Üç değişik şekilde uygulanmaktadır. Bunlar, kum filtre hendekleri, (gömülmüş) kesikli ve geri devirli çalışan filtrelerdir (Şekil E1.6d). Basit olarak işletilmeleri, en önemli üstünlükleridir. Ancak, büyük alan gerektirirler. Alan ihtiyacı, stabilizasyon havuzları kadar büyük değildir.



 
                     a) Kompostlaştırma tuvaleti                                b) Sulu tuvalet


  
                   c) Tek ve çift gözlü septik tanklar


                
       ç) İki katlı çukurlar

 

 
d) Yavaş kum filtreleri
Şekil E1.6 Yerinde arıtma teknolojileri

f) Uzun Havalandırmalı Paket Arıtma Sistemleri
Septik tank çıkışı, havalandırma bölmesine verilir (Şekil E1.7a). Gerektiğinde yüzeyde büyümeyi sağlamak üzere, dolgu malzemesi kullanılabilir (Şekil E1.7b). Havalandırma bölmesi yüksek çamur yaşlarında çalıştırılır. (Şekil E1.7c). Döner biyolojik diskler de, septik tank çıkışını arıtmak üzere kullanılabilirler. Bu sistemlere ait boyutlandırma kriterleri Tablo E1.1’de verilmiştir.

Tablo E1.1 Yerinde uzun havalandırma paket aktif çamur sistemleri için boyutlandırma kriterleri
Parametre Aralık Maksimum
MLSS, mg/L 2000-6000 8000
F/M, g BOİ/g MLVSS.gün 0.05-0.1 -
Çamur yaşı, gün 20-100 -
Hidrolik bekletme süresi, gün 2-5 -
Çözünmüş oksijen, mg/L > 2 -
Karıştırma, kW/m3 0.01-0.03 -
Çöktürme yüzey yükü, m3/m2.gün 8-16 33
Çamur temizleme aralığı, ay 3-6 8-12



a) 

b)

c)

Şekil E1.7 Yerinde arıtma olarak kullanılabilecek paket arıtma sistemleri

  g) Küçük Membran Biyoreaktör Sistemleri
  Hayat standardı yüksek yerleşim yerleri için uygulanabilecek bir yöntemdir. Septik çıkışı, ayrı bir havuz içerisine daldırılmış membran ile vakum altında çekilmektedir. Vakum sırasında, havanın da verilmesi gerekmektedir. Membrandan süzerek elde edilen su, sulama suyu olarak geri kullanılabilecek kalitededir.

ğ) Sızdırma Sistemleri
1) Sızdırma Kuyuları (Çukurları);
Bunlar derin kuyulardır. Su seviyesi derinlerde olmalıdır. Çukurlar, 2-4 m genişliğinde ve 3-6 m derinliğinde olabilir. Genellikle, yan duvarlardan sızma olur. Hidrolik yük, 8-16 L/m2.gün’dür.
2) Sızdırma Boruları;
Sızdırma boruları, bir ön arıtmadan geçen atıksuların, yeraltına döşenmiş bir boru şebekesi ile zemine sızdırılmasıdır. Sızdırma borusu şebekesinin uzunluğu, kişi başına L=10-20 m olacak şekilde belirlenir. Burada, tabi zemin yapısının da önemi vardır. Boru hattı uzunluğu, kişi başına kum ve çakıllı zeminlerde 10 m, killi kumda 15 m ve kumlu kilde 20 m alınabilir. Ön arıtma olarak genellikle, çok gözlü septik tanklar kullanılır. Sızdırma borusu çapı 100 mm olup, takriben 60-90 cm derinliğe döşenir. Boruların eğimi, 1/400-1/500 arasında olmalıdır. Dik arazilerde, düşüler yapılabilir. Sızdırma borularının sonuna havalandırma bacaları yapılır. Boru hendeği öncelikle 100 mm yükseklikte ve hendek genişliğinde çakıl ile doldurulur. Bunun üzerine sızdırma borusu döşenerek, borunun üst kısmı en az 5 cm kalınlığında tabana döşenen malzeme ile kaplanır. Sızdırma borularının bağlantı yerlerinin üst kısımları karton ile kaplanır ve bunun üzeri kazı malzemesi ile doldurulur. Sızdırma borularının son kısımlarının boru hattına dikey olarak birbirleriyle bağlanması iyi bir işletim sağlar.  
  3) Kum Dolgulardan Sızdırma;
Arıtma işlemi, düzenli olarak dolgu malzemesi yerleştirilmiş bir yatak boyunca suyun aşağıya doğru hareketinden oluşmaktadır. İki ana giderme mekanizması vardır. Bunlar, filtreleme ve oksidasyondur. Yüzeysel filtrelemede, askıda katı maddeler (SS) filtre yatağının yüzeyinde organik maddelerin (partiküler KOİ) bir kısmı ile birlikte giderilir. Yatak içine yerleştirilmiş malzeme ise mikroorganizmaların büyümesi için bir destek tabakası oluşturur ve yüzeyde tutunma ile büyüme meydana gelir. Mikroorganizmaların büyümesi için gerekli oksijen, yüzeyden aşağıya doğru suyun hareketi neticesinde oksijenin yatağın taban kısmına kadar difüze olması ile elde edilir. Bu şekilde azot ve çözünmüş KOİ giderimi sağlanabilir. Kum taneleri veya toprak tabakası bakterilerin yaşaması için uygun ortam oluşturur. Havalı bakteri, destekleyici yatağa (kum) tutunarak gelişimini sürdürür. Yatakta doğal silis kumu veya yıkanmış kum kullanılabilir. Kumun tane çapı, 0.25 mm ve 0.4 mm olabilir. Bu sistemde dikkat edilecek en önemli husus, atıksuyun yatak üzerine homojen bir şekilde dağıtılmasıdır. Zemin bir miktar kazılabilir. Zemin geçirimsiz ise tabana membran tabakası sermeye gerek yoktur. Geçirimli zeminlerde tabana membran tabakası serilir ve üzerine drenaj boruları yerleştirilir. Drenaj borularının üzerine ise kum tabakası serilir ve atıksu yüzeyden özel dağıtma boruları ile dağıtılır. 

Bu tür bir tesiste başlıca, aşağıdaki birimlerin bulunması gereklidir: ön arıtma, çöktürme sistemi (septik tank), depolama tankı, dağıtım sistemi, filtre yatağı ve drenaj (toplama) sistemi. Gerekli yüzey alanı, kişi başına 1.5 m² alınabilir. Patojen mikroorganizma giderimi amaçlanmaz. 80 cm’lik bir filtre yatağı kalınlığı yeterlidir. Bu sistem ile çıkışta, 25 mg/L’nin altında BOI5, 90 mg/L’nin altında KOI ve 30 mg/L’nin altında AKM elde edilebilir.
  4) Dolgu Kum Malzemesi İçerisinden Yeraltına Sızdırma (Yığma Sistem);
Yeraltına sızdırma, septik tank çıkışının zemin üzerinde teşkil edilen bir dolgu malzemesi yığını içerisine yerleştirilmiş özel bir dağıtıcı boru ile önce dolgu malzemesi içerisine sonrasında ise zemine sızdırılmasıdır. Bu sistemde zaman zaman tıkanan dolgu malzemesinin değiştirilmesi mümkündür. Atıksu, ilk etapta dolgu malzemesi ile karşılaştığı için, doğrudan zemine sızdırmaya göre daha iyi verim sağlanır.
5) Hızlı İnfiltrasyon;
Kum gibi geçirimli zeminlerden, atıksuların yeraltına sızdırılması prensibine dayanır. Sızan sular, kuyu ve galerilerle alınabileceği gibi yeraltı sularının beslenmesi amacı ile de kullanılırlar (Şekil E1.8). Sızma hızı, 10-61 cm/gün veya daha fazla olan zeminler tercih edilir. Yeraltı su tabakası hakkında bilgi sahibi olmadan bu işlem uygulanmamalıdır. Ön arıtma olarak, ön çöktürme (septik tank) işlemi uygulanabilir. Hidrolik yük, normal hızlı sistemlerde 0.1-1.5 m/hafta ve yüksek hızlı sistemlerde ise 1.5-2.1 m/hafta arasında değişir.  

 
Şekil E1.8 Hızlı infiltrasyon


6) Arazi Üzerinde Akıtma;
Bu metod ile eğimli bir arazinin üst tarafından akıtılan atıksular, bitki örtüsü arasından akıtılarak, aşağıdaki toplama hendeklerine ulaşır (Şekil E1.9). Aşağıya doğru akma esnasında, arıtma gerçekleşir. Arazi eğimi, % 2 ile 8 arasında, yeraltı su seviyesi 0.6 m’den daha derinde olmalıdır. Soğuk havalarda verim düşer. Bir ön arıtmadan geçen atıksular için hidrolik yük, 0.8-1.8 cm/gün’dür. Eğer bir biyolojik arıtma çıkışı veriliyor ise hidrolik yük 2.1-5.7 cm/gün olabilir. Yüksek konsantrasyonlu atıksular için organik yük, 44.8-112 kg/ha/gün’dür. Bu sistemlerin çalışması, 6-8 saat besleme, geri kalan 16-18 saat dinlenmeye bırakmak şeklindedir . 



Şekil E1.9 Arazi üzerinde akıtma sistemleri


















EK 2

Arıtma Teknolojileri

Birinci Kademe Arıtma Birimleri
Birinci kademe arıtma birimleri, kaba ve ince ızgara, döner elek, kum tutucu ve ön çöktürmeden oluşmaktadır.

a) Izgaralar
Izgaralar, kaba ızgara ve ince ızgara olmak üzere iki çeşittir. Kaba ızgaralar, arıtma tesisinin en başında ve 40 mm’den iri maddelerin mevcut mekanik ekipmanlara zarar vermemesi ve boru hatlarında tıkanıklık oluşturmaması (çöp, naylon, ahşap malzeme v.b) için tutulması ve uzaklaştırılması için kullanılırlar. Üç değişik tipte inşaa edilirler. Bunlar, sabit çubuk ızgaralar, hareketli bant ızgaralar ve öğütücülerdir. Çubuk ızgaralar, terfi merkezleri girişine yerleştirilirler. Elle veya mekanik temizlemeli olabilirler. Büyük arıtma tesislerinde mekanik, küçük arıtma tesislerinde elle temizlemeli olanlar kullanılabilir.

İnce ızgaraların çubuk aralığı, 5-15 mm mertebesindedir. Bu tip ızgaralar mekanik temizleme mekanizmalarına sahip olup, ızgarada tutulan katı maddeler zaman zaman otomatik olarak temizlenerek katı madde konteynerlerinde depolanır ve daha sonra uygun alanlara dökülür. Döner elek tipi (mikroelekler), çubuk ızgaraya göre çok daha küçük (<1 mm) parçacıkların uzaklaştırılmasında kullanılır. Düz, sepet, kafes ve disk tiplileri vardır. Izgaralar kanaldan çıkartılarak temizlenip yerine takılırlar. Tasarımları ince ızgaralara benzemektedir. Uzaklaştırılacak maddelerin boyutuna bağlı olarak çubuk aralıkları, 3-20 mm arasında olabilir. Öğütücüler, kaba eleklerle birlikte kullanılırlar ve ızgaralarda tutulan katı maddeleri öğütürler. Dönen veya titreşen bir merdane üzerinde kesme dişleri veya doğrama kısımları vardır. Öğütücüler tamamen batmış konumdadır.

İnce ızgaralar, hareketli ve hareketsiz elekler şeklinde olabilir. Hareketsiz veya statik elekler dik, eğik veya yatay olarak monte edilirler. Hareketli elekler, çalışma sırasında sürekli olarak temizlenirler. Her iki tip ince elekte de, % 20-25 oranında askıda katı madde ve BOI5 giderimi sağlanır. Ayrıca bu sistemlerde, yağ giderimi ve çözünmüş oksijen değerlerinde yükselme sağlanır. Hareketli eleklerde, hareketsiz eleklere kıyasla yük kaybı daha düşük, fakat enerji gereksinimi daha yüksektir. Mekanik düzeneklere sahip ince eleklerde ortaya çıkabilecek arızalara karşı, sistemde elle temizlemeli ızgara da düşünülmelidir. Elle temizlenenler, 1.7 m boyundaki bir adamın boyuna göre, tırmığı rahat çekmesi göz önünde tutularak, yatayla 35 ile 45 açı yapacak şekilde tasarlanabilirler. Mekanik ızgaralar ise 60 ile 80 açı ile düzenlenmektedir. İnce ızgaralarda tırmık sıyırma hızı, 0.10-0.15 m/s alınabilir. Tırmığın bir tur yapması (çalışma devresi), ızgara boyuna bağlı olarak 2 ile 5 dakika arasında değişmektedir. Mekanik temizlemeli ızgaralar genelde üç ana hareket mekanizmasından oluşmaktadır. Bunlar, tırmığı yukarı-aşağı çalıştıran mekanizma, aşağı giderken tırmığı ızgaradan uzaklaştıran mekanizma ve tırmık yukarı çıktığında üstündeki çöpleri konteyner veya banta doğru sıyıran mekanizmadır.

Izgara çubukları arasındaki ortalama su hızı 0.75 m/s, maksimum su hızı 1.25 m/s olmalıdır. Daha büyük hızlar, çöpleri sürükleyeceği için istenmemektedir. Yaklaşım kanalındaki hız ise maksimum debide 1 m/s değerini geçmemesi ve çökelmeye meydan vermeyecek şekilde minimum debide 0.3 m/s değerinden küçük olmaması gerekir. Büyük tesislerde bir tek ızgara kanalı yerine daha fazla ızgara kanalı planlanmalıdır. Izgara kanalının minimum genişliği, 60 cm olmalıdır.

Izgaraların giriş-çıkış su seviyeleri arasındaki fark belirli bir değere (mesela 15-25 cm) ulaştığı zaman temizlenmelidir. Ancak seviye farkı bu değere ulaşıncaya kadar uzun bir süre geçerse, ızgara üzerindeki çöpler kuruyarak otomatik temizleme düzeneğinde soruna yol açabilir. Bu yüzden, ızgaraların temizleyicileri hem seviye farkına hem de zaman aralığına göre devreye girmelidir. Izgaradan geçen her 1000 m3 evsel atıksu için genelde 0.015 m3 civarında atık oluşmaktadır. Bir ızgara yapısını projelendirebilmek için, ızgaradan geçeçek pik ve ortalama debiler ile ızgara yapısına giriş yapan atıksu kanalı akar kotunun bilinmesi gerekmektedir.
b) Terfi Merkezi
Terfi merkezleri her ne kadar mekanik arıtma birimi olmasa da, genellikle ızgaralardan sonra uygulandığı için bu bölümde ele alınmıştır. Atıksu terfi merkezi, atıksu, çamur ve arıtılmış suların bir bölgeden başka bir bölgeye pompalar ile nakledilmesi ve yükseltilmesi için inşaa edilmektedir. Bir terfi merkezi, emme haznesi, pompa odası, basma hattı ve kontrol odasından meydana gelmektedir.

Pompalar çalışma prensipleri açısından, kinetik enerjili pompalar ve pozitif yer değiştirmeli pompalar olmak üzere iki ana grupta toplanabilir. Su ve atıksu mühendisliği alanında en çok kullanılan pompalar santrifüj pompalar olup, kinetik enerji pompaları sınıfına girerler. Bu pompaların üç tipi vardır: radyal, karışık ve eksenel akışlı pompalar. Genellikle radyal ve eksen akışlı tipler yaygın olarak kullanılırlar.

Pompa istasyonları ise ıslak ortamlı ve kuru hazneli olmak üzere iki grupta sınıflandırılır. Islak hazneli pompalar, düşey milli ve dalgıç pompalardır. Islak hazneli düşey milli pompalarda, motor ıslak hazne sıvı seviyesinin üstünde monte edilir, fakat pompa batmış olarak kalmaktadır. Dalgıç pompalar sıvı içinde çalışmaya uygun, özel izolasyonlu entegre motorludur. Kuru hazneli terfi merkezleri, kuru tip veya kendinden emişli santrifüj  pompalardır. Pozitif emmenin mümkün olabilmesi için pompa ekseni ıslak taraftaki suyun alt seviyesi hizasında olmalıdır. Diğer bir alternatif de pompanın bir kademe teşkili sonucu ıslak bölümün içinde olmasıdır.

Pompalar için en önemli kavramlar, kapasite (debi), manometrik  yükseklik (basma yüksekliği), verim, güç ve kavitasyondur.

Bir pompanın kapasitesi (debi), birim zamanda pompaladığı suyun hacmidir. Manometrik yükseklik, bir referans düzlemine göre suyun kazandığı yükseklik veya birim ağırlıktaki sıvının pompa girişi ile çıkışı arasında kazandığı enerjidir. Bir pompanın manometrik  yüksekliği (Hm), statik emme ve basma yükseklikleri, sürekli yük (sürtünme) kayıpları, yersel yük kayıpları ve hız yükseklikleri toplamına eşittir. Statik emme yüksekliği, sıvı emme seviyesi ile pompa çarkının merkezi arasındaki seviye farkıdır. Statik basma (deşarj) yüksekliği, sıvının boşaldığı depodaki su seviyesi ile pompa çarkı ekseni arasındaki yükseklik farkıdır. Statik yükseklik, statik basınç yüksekliği ile statik emme yüksekliği arasındaki yükseklik farkıdır. Boru sistemleri boyunca sıvının sürtünme sonucu kaybettiği enerjiye sürtünme kayıpları adı verilir. Hız yüksekliği, pompalanan (terfi edilen) sıvının herhangi bir noktasındaki kinetik enerjisidir. Yersel yük kaybı, bağlantı elemanları ve vanalardaki yük kaybını karşılamak için gerekli basınç yüksekliğidir.

Pompalarda enerji (güç) gereksinimi, Q, gerekli pompa debisi (m3/s), , pompa verimi (%), ρ, pompalanacak sıvının yoğunluğu (kg/m3), Hm, toplam terfi yüksekliği ve g, yerçekimi ivmesi (m/s2) ne bağlıdır.

Bir pompanın, verilen bir basma yüksekliği ve verimde çalışabildiği kapasitesi, pompanın performansı olarak belirtilmektedir. Pompanın kapasitesi, dizaynının bir fonksiyonu olup bununla ilgili bilgiler, belirli bir pompa için pompa üreticileri tarafından verilmektedir. Pompa verimi (p), pompanın faydalı çıkış gücünün, pompaya giren güce oranı olarak tarif edilmektedir.

Santrifüj pompaların verimi genellikle 0.60 – 0.85 arasında değişmektedir. Bir pompadaki enerji kayıpları, hacimsel, mekanik ve hidrolik olarak sınıflandırılmaktadır. Hacimsel kayıplar, pompa gövdesi ile dönen çark arasındaki gerekli aralıklardan sızmalar sebebiyle olmaktadır. Mekanik kayıplar, yataklardaki sürtünmeler, iç disk sürtünmesi ve akışkanın kayma gerilmeleri sebebiyle meydana gelmektedir. Hidrolik kayıplar ise akış yollarındaki sürtünme ve çevrinti kayıpları olarak göz önüne alınabilmektedir.

Pompaların kullanılmasında karşılaşılan en önemli problemlerden birisi kavitasyondur. Sıvı akımındaki basınç, buhar basıncı değerinin altına düştüğü ve buhar ceplerinin oluşmaya başladığı zaman kavitasyon meydana gelmektedir. Bunun sonucu verim ve kapasite düşmekte, pompa aşırı derecede titreşim yapmakta ve zarar görmektedir.

Sürtünme ve yersel yük kayıpları toplamı, sistemin toplam yük kaybı olarak adlandırılmaktadır. Bu değer, iletilen debinin (Q) bir fonksiyonudur. Sistem yükü ile debi arasındaki münasebeti gösteren eğriye, boru hattı karakteristik eğrisi adı verilmektedir. Sabit devir sayısında çalışan bir santrifüj pompanın ürettiği yük (hp) ile debi (Q) arasındaki münasebet pompa karakteristik eğrisi veya kısaca pompa eğrisi olarak adlandırılmaktadır. Bu iki eğrinin kesim noktası gerçek işletme noktasını göstermektedir.

Pompa grupları farklı debi ve basma yüksekliklerinde çalıştırılabilirler. Belirli bir verim değerinde çalıştırılmak üzere pompaların paralel ya da seri olarak bağlanması gerekmektedir. Ayrıca, pompa motorları kademeli veya değişken hızlı motorlar olarak da çalıştırılabilmektedir.

Pompa emme haznesi, pompanın çalışma ve durma seviyeleri arasındaki su hacmidir. Bu hacim, pompanın çalışma peryodu T’ye (ve çalışma sıklığı (şalt sayısı), i’ye, i=1/T), pompanın kapasitesine (Q) bağlıdır. Gerekli hazne hacmi, debinin 4i’ye oranı şeklinde ifade edilmektedir. Şalt sayısı, i, büyük tesislerde 6-8, orta büyüklükteki tesislerde (fabrika, kasaba vb) 8-15 ve küçük tesislerde 15-30 arası alınabilir.

Terfi merkezlerinde dikkat edilmesi gereken önemli hususlar aşağıda belirtilmiştir:
1) Elektrik kesintileri ve pompaların arızalı olduğu zamanlarda emme haznesi dolmakta ve atıksu   geri tepebilmektedir. Bu durumlarda atıksuyun geri tepmesini önlemek üzere, uygun kottan bir tahliye (dolu savak) yapılmalıdır. Mümkün mertebe, yedek enerji imkanları sağlanmalıdır.
2) Terfi merkezi projelendirilirken, gelecekte konulması muhtemel pompalar içinde yer ayrılmalıdır.
3) Çalışanların emniyeti için pompa istasyonlarında uygun havalandırma sağlanmalıdır. Emme haznesinde de mutlaka hava bacası bulunmalıdır.   

c) Dengeleme Havuzu
Arıtma arıtma tesislerinde dengelemenin amacı, atıksu karakteristiklerindeki değişiklikleri minimize ederek, arıtma kademelerinde optimum şartları sağlamaktır. Dengeleme ünitesinin boyutu ve tipi, atıksuyun miktarı ve değişimi ile ilgilidir. Dengeleme tankı, atıksu debisindeki farklılıkları ve üretimden dolayı zaman zaman atılan veya istemeyerek dökülen bazı konsantre atıksu akımlarını biriktirebilecek boyutta tasarlanmalıdır. Dengeleme ünitesinde, konsantrasyonun dengelenmesi ve çökelmenin önlenmesi amacıyla karıştırma uygulanır. Buna ilaveten karıştırma ve havalandırma ile yükseltgenebilen maddelerin ve BOI’nin kısmi oksidasyonu da gerçekleşmektedir. Dengeleme havuzlarında atıksu bileşiminin homojen hale getirilmesi ve katı maddelerin çökelmesinin engellenmesi için karıştırma işlemi uygulanabilir. Dengeleme tanklarında karıştırma, giriş akımının dağıtımı ve perdeleme, türbinlerle karıştırma, difüzörle havalandırma ve mekanik havalandırıcılarla havalandırma gibi tekniklerle yapılmaktadır. Atıksu debisi gözönüne alındığında, dengeleme havuzlarının hacimlerine günlük maksimum ve minimum atıksu debilerini dengeleyecek şekilde karar verilir. Bunun dışında dengeleme havuzları özellikle Ardışık Kesikli Reaktör (AKR) gibi kesikli çalışan sistemlerin uygun işletilmesinde de kullanılabilir.

Debi dengelenmesinde gerekli hacim, toplam akış hacminin zamana karşı çizilmesi ile hesaplanır. Aynı diyagrama ortalama günlük debide (orijin ile son noktanın birleştirildiği düz çizgi) çizilir. Kütle akış eğrisine teğet, ortalama günlük debi eğrisine paralel bir doğru çizilir. Gerekli dengeleme hacmi, teğet çizilen noktanın ortalama günlük debi doğrusuna dik doğrultudaki uzaklığıdır. Eğer debi grafiği, ortalama akış hızı doğrusunun üstüne çıkıyorsa gerekli dengeleme hacmi, iki teğet doğru arasındaki dik uzaklıktır. Uygulamada dengeleme tankı hacmi teorik olarak hesaplanan değerden daha büyük tutulur. Genellikle, bekletme süresi 4 ile 8 saat arasında olacak şekilde bir bekletme süresi seçilir. Bu süre bazı durumlarda 12 saat, hatta daha fazla olabilir.

Dengeleme tankının kum tutucudan sonra, biyolojik arıtmadan önce bir yerde olması uygundur. Dengeleme, çamur ve köpük problemlerini azaltmaktadır. İlk çöktürmeden ve biyolojik arıtmadan önce yapılacak dengeleme ünitelerinde, katı maddelerin çökmesini ve konsantrasyon dalgalanmalarını önlemek için yeterli karışım, koku problemine karşı da yeterli havalandırma sağlanmalıdır. Karıştırma, tank içeriğinin karışmasını sağlamak ve tankta katıların çökmesini önleyecek düzeyde olmalıdır. 220 mg/L askıda katı madde içeren orta kuvvette bir evsel atıksu için karıştırma gereksinimi, 4-8 W/m3 dür. Havalı şartları korumak için de 0.01-0.015 m3/m3.dk debide hava verilmelidir. Ön çöktürme sonrası ve kısa kalma süreli (iki saatten daha az) dengelemede havalandırma gerekmeyebilir. Girişte terfi merkezi bulunması durumunda ise emme haznesi dengeleme havuzu olarak teşkil edilebilmektedir.

Dengeleme tankı inşasında dikkate alınacak hususlar, inşaatın yapıldığı malzeme, tank şekli ve teçhizattır. Mevcut bir havuz kullanılacaksa gerekli değişiklikler yapılır. Genellikle borulama ve yapısal değişiklikler gerekmektedir. Dengeleme havuzları toprak, beton veya çelikten inşa edilebilir. Toprak havuzların maliyeti daha düşüktür. Yerel şartlara bağlı olarak şev eğimi 3:1 ve 2:1 olmalıdır. Yeraltı suyu kirliliğini önlemek için havuz geçirimsiz bir malzeme ile kaplanabilir. Havasız şartların oluşmasını önlemek için ise difüzörler veya yüzer havalandırıcılar ile havalandırma yapılabilir.

ç) Kum Tutucu
Kum tutucular, kum, çakıl gibi inorganik maddeleri atıksudan ayırmak, arıtma tesislerindeki pompa ve benzeri teçhizatın aşınmasına ve çöktürme havuzlarında tıkanma tehlikesine engel olabilmek, hareketli mekanik ekipmanın aşınmasını önlemek, boru ve kanallarda birikintileri engellemek ve kum birikiminden dolayı çamur çürütücünün temizlenme periyodunu azaltmak amaçları için kullanılır. Bu çeşit maddeler genellikle, yağmur suları ile sürüklenerek kanalizasyon sistemlerine karışmaktadır. Kum tutucularda sadece, inorganik malzemelerin çökelmesi istenir. Çökelmesi halinde koku problemine sebep olabilecek organik maddelerin çökelmesi istenmez. Özellikle, yoğunluğu 2650 kg/m3 ve tane çapları 0.1-0.2 mm’den daha büyük olan inorganik maddelerin tam olarak tutulmasını sağlamak için kullanılır. Kum tutucular genellikle kaba ızgaradan sonra ilk çöktürmeden önce teşkil edilirler.

Kum tutucuların, istenen büyüklükteki katı maddeler tutulacak, arzu edilmediği halde tabana çökelen daha küçük çaplı katı maddeler ve organik maddelerin tekrar suya karışımı sağlanacak şekilde projelendirilmesi gerekmektedir. Bunun için yatay akış hızı belli bir değerin altına düşürülmemelidir. Yatay akış hızı 0.25-0.4 m/s (ortalama 0.3 m/s) olup, kum tutucuların boyutlandırılmasında kullanılan en önemli parametredir. Bu akış hızı organik maddelerin çökelmeden kum tutuculardan dışarıya atılmasını temin etmektedir. Kum tutucuların boyutlandırılmasında kullanılan ikinci önemli parametre, yüzey yüküdür. 0.1 mm ve daha büyük çaptaki daneciklerin çöktürülmesi için yüzey yükü, 24 m/sa değerinin altında olmalıdır.

Kum tutucular, yatay akışlı dikdörtgen planlı, havalandırmalı, daire planlı ve düşey akımlı olarak sınıflandırılmışlardır. Yatay akışlı kum tutucular uzun havuzlardan ibarettir. Küçük tesislerde kum temizleme el ile mümkündür. Bu durumlarda temizlenecek olan havuz devre dışı kalacağı için en az iki gözlü olarak boyutlandırılması gerekmektedir. Büyük tesislerde mekanik temizleme ekipmanının teçhiz edilmesi gerekmektedir. Yatay akışlı kum tutucular için projelendirme kriterleri Tablo E2.1’de verilmiştir.

Tablo E2.1 Yatay akışlı kum tutucuların tasarım kriterleri
Parametre Değer
Aralık Ortalama
Hidrolik bekletme süresi, sn 45-90 60
Yatay hız, m/s 0.24-0.40 0.30
Çökelme hızı: 
    65 no.lu elekten geçen madde, m/dk 0.98-1.28 1.16
   100 no.lu elekten geçen madde, m/dk 0.61-0.91 0.76

Havalandırmalı kum tutucularda, havalandırma basınçlı havalandırma ile yapılmaktadır. Saatlik pik debilerde, 0.2 mm boyutundaki partikülleri, 2-5 dakikalık kalma süresinde gidermek üzere tasarlanırlar. Havalandırma difüzörleri, kum tutucu havuz tabanının 0.45-0.60 m yukarısına yerleştirilir. Endüstriyel atıksuların da karıştırıldığı kentsel atıksuların, havalandırmalı kum tutucularda arıtımında, havalandırmadan dolayı UOK (Uçucu Organik Karbon) oluşumu dikkate alınmalıdır. UOK oluşumu, arıtma tesisi işletmecileri açısından sağlık riski taşımaktadır. Eğer, UOK oluşumu önemli miktarlarda ise kum tutucu üzeri kapatılmalı veya havalandırmasız kum tutucular tercih edilmelidir. Havalandırmalı kum tutucular spiral akışlı havalandırma tankından oluşur. Spiral hız, tank boyu ve verilen hava miktarı ile kontrol edilir. Havalandırmalı kum tutucular için projelendirme kriterleri, Tablo E2.2’de verilmiştir.

Tablo E2.2. Havalandırmalı kum tutucularda tasarım kriterleri
Parametre Değer
Aralık Ortalama
Pik debide hidrolik bekletme süresi, dk 2-5 3
Boyutlar: 
     Derinlik, m 2-4 3
     Uzunluk, m 7.5-40 20
     Genişlik, m 2.5-7 5
     Genişlik-derinlik oranı 1:1-5:1 1.5:1
     Uzunluk-genişlik oranı 3:1-5:1 4:1
Verilecek hava, m3/dk.m uzunluk 0.19-0.46
Tutulan kum miktarı, m3/103.m3 0.004-0.2 0.015

Daire planlı kum tutucular, giriş ve çıkışı ayarlamak sureti ile akıma dairesel bir yörüngenin verildiği kum tutuculardır. Kumlar, merkezkaç kuvvetinin etkisi ile merkezdeki kum bölmesinde birikirler. Atıksu teğetsel olarak giriş yaparak girdap oluşturur. Santrifüj ve yerçekimi kuvvetleri kumun çökmesine neden olur. Dairesel kum tutucunun boyutlandırılması, yüzey yükünün seçilmesi sureti ile gerçekleştirilir. Yüzey yükü olarak, 24 m3/m2.sa alınması tavsiye edilmektedir. Pik debide hidrolik bekletme süresi 30 s alınabilir. Çapı, 1.5 ile 7 m aralığında, yüksekliği ise 3 ile 4.5 m aralığında seçilebilir. 

              Kum tutucularda tutulan kum miktarı, kanalizasyon sistemine, yolların buzlanmaya karşı ne sıklıkta kumlandığına, endüstriyel atıksu türüne, mutfak öğütücüsü kullanım oranına, yöredeki kumlu toprak miktarı gibi faktörlere bağlı olarak, 0.004-0.21 m3/103 m3 aralığında değişmektedir. Kişi başına ise günlük, 5 ile 15 g arasında kumun oluştuğu belirtilmektedir. Kum tutucularda toplanan kum, kireçle stabilize edilip düzenli çöp depolama alanlarında bertaraf edilebilir. Kum tutucu tabanında biriken maddeler az da olsa bir miktar organik madde ve patojen mikroorganizma ihtiva ettiğinden bunların gelişigüzel atılmaları sakıncalıdır. Bunlar da ızgara atıklarında olduğu gibi evsel katı atıklarla beraber bertaraf edilebilirler. Kum tutucularda toplanan kum ve çakıl, büyük tesislerde basınçlı hava ile çalışan pompalar veya bantlı, kovalı ve helezonlu mekanizmalar ile sürekli olarak, küçük tesislerde ise el ile zaman zaman temizlenirler.

Kum tutucularda hızı kontrol etmek için debi kontrol birimleri teşkil edilmelidir. Bunlar, parshal savakları, dikdörtgen savak veya orantılı akım savağı olabilir.

d) Yağ ve Gres Tutucu
Atıksuda bulunan ve yoğunluğu sudan küçük olan yağ, gres, solvent ve benzeri yüzer maddeleri sudan ayırmak için yağ tutucular kullanılır. Evsel atıksu arıtma tesislerinde yağlar, ön çöktürme havuzu yüzeyindeki yağ sıyırıcılar ile uzaklaştırılırlar. Bu nedenle ön çöktürme havuzlarında, köpük ve yağ toplama tertibatı teşkil edilebilir. Ön çöktürme havuzunun olmaması veya bu gibi maddelerin oranının çok yüksek olması halinde, gerek bu maddeleri geri kazanmak, gerekse arıtma verimini yükseltmek amacıyla yağ tutucular yapılmalıdır.

Yağ tutucuda serbest yağ tankın yüzeyine toplanır ve daha sonra sıyırma ile ortamdan uzaklaştırılır. Yağ tutucu tasarımı, yoğunlukları 0.80 g/cm3 ve çapı 0.015 cm’den büyük serbest yağ taneciklerinin giderilmesi esasına dayanmaktadır.

Yağ tutucu verimini artırmak için havuz içerisine plakalar da yerleştirilebilir. Plakalı yağ tutucu, paralel ve oluklu levhalardan oluşur ve 0.006 cm’den büyük yağ damlacıklarını ayırmak için tasarlanırlar. Burada problem, yüksek yağ yüklemelerinde, yağ taneciğinin kesme kuvvetinden dolayı arıtma veriminin düşmesidir. Bu durumda atıksu girişi, plakanın tersi yönünde yapılmalıdır. Böylece ayrılan yağ tanecikleri akışa ters yönde hareket ederek yükselir (burada levhalar 45 açılı ve 10 cm aralıklı yerleştirilir). Hidrolik yük, sıcaklık ve yağın özgül ağırlığı ile değişmektedir. Yağ, 20 C sıcaklık ve 0.9 g/cm3 özgül ağırlığında en düşük debiye sahiptir. 0.5 m3/m2.sa’lik hidrolik yüklemelerde, 0.006 cm boyutundaki yağ damlacıkları tutulabilmektedir. Tasarımda belirlenen büyüklük, % 50 emniyet faktörü ile büyütülmelidir.

Emülsifiye yağ, ortamda kolloidal halde bulunan yağdır. Emülsifiye yağın uzaklaştırılması için serbest forma dönüştürülmesi gerekmektedir. Yağın serbest forma dönüşmesi için ise asit ilavesi yapılmakta veya emülsiyon kırıcı polimerler kullanılmaktadır. Daha sonra serbest yağ, yüzdürme ile yüzeyden alınmaktadır. Emülsiyon halindeki yağı ayırmak için ise kabarcıklı ya da çözünmüş hava ile yüzdürme üniteleri kullanılır. Yüzebilenler dışındaki diğer katı maddelerin tabana çökelmeleri söz konusu olduğunda yağ tutucular, çamur depolama hazneli olarak yapılırlar ve çökelen çamur ile yüzen maddelerin kolayca alınabilecekleri bir düzende inşa edilirler. Kentsel atıksu arıtma tesisleri için en uygun çözüm (özellikle ön çöktürme havuzunun olmadığı hallerde), kum tutucu ile yağ tutucunun aynı havuz içerisinde yapılmasıdır. Yüzeyden alınan yağlar, yakma ve geri kazanma tesislerine iletilebilirler.

e) Ön Çöktürme Havuzu
Ön çöktürme, çökelebilme özelliğine sahip organik ve inorganik yapıda askıda katı maddelerin yerçekimi etkisiyle sudan ayrılması işlemidir. Ön çöktürme havuzları, ızgara ve kum tutuculardan sonra inşaa edilir. Ön çöktürme işlemini takip eden diğer arıtma ünitelerinin organik madde ve katı madde yükleri azaltılmış olmaktadır. Ham atıksuyun içindeki çökelebilen maddeler, yüksek yoğunlukta ön çöktürme çamuru olarak uzaklaştırılır. Önçöktürme havuzunda askıda katı madde giderme verimi bekletme süresi ve yüzey yükünün bir fonksiyonudur.

Atıksuda organik madde, etkin bir biyolojik azot ve fosfor giderimi için istenmektedir. Özellikle biyolojik nütrient giderimi için tasarlanan aktif çamur sistemlerinde ön çöktürme tanklarının projelendirilmesi aşamasında organik madde gideriminin tesisin çıkıştaki azot ve fosfor standardının sağlanmasındaki olası olumsuz etkileri de tahkik edilmelidir. Ön çöktürme çamurları organik madde içeriği zengin olduğundan yoğunlaştırma aşamasından sonra çamur stabilizasyon işlemine (havasız, havalı vb.) tabi tutulması gerekmektedir. Özellikle eşdeğer nüfusu büyük olan yerleşimler için ön çöktürme çamurunun havasız stabilizasyonundan elde edilen biyogaz ile enerji geri kazanımı ekonomik bir çözüm olabilmektedir.

Ön çöktürme havuzlarında ham atıksu kalitesi ve debisi dengelenmektedir. Ön çöktürme havuzunun yapılıp yapılmayacağı, KOİ/TKN oranına bağlıdır. KOİ/TKN oranı 7’nin üzerinde ise genellikle ön çöktürme havuzu yapılmakta, 7’den düşük ise gerekmemektedir. Bir diğer kriter debidir. Ön çöktürme tankları genellikle büyük kapasiteli (>3800 m3/gün) atıksu arıtma tesislerinde kurulur. Daha küçük tesislerde, ikinci kademe arıtma ünitesi tüm yükü kaldırabilecekse ve köpük, yağ ve yüzen katılar işletme problemi yaratmayacaksa (kum tutucuda giderilebilecekse) ön çöktürme ünitesi kurulmaz. Damlatmalı filtre, döner biyolojik disk ve batmış biyolojik reaktör gibi ikinci kademe arıtma üniteleri mevcutsa, ekipmanın zarar görmemesi için mutlaka sistemin önüne ön çöktürme havuzu konulmalıdır.

Ön çöktürme havuzunda, AKM giderimi % 50-65’ler, BOİ giderimi ise % 25-40 seviyelerinde olmaktadır. Böylece biyolojik arıtma ünitesinde arıtılacak organik yük azaltılmış olmaktadır. Organik yükteki azalma, biyolojik arıtma ünitesinde sisteme verilmesi gereken oksijen miktarının azalmasına, dolayısı ile enerji gereksiniminin ve oluşan fazla aktif çamur miktarının azalmasına neden olmaktadır. Ham atıksudaki köpüğün giderilmesi ile havalandırma ve çöktürme havuzlarında köpük oluşumu azalmaktadır. Ön çöktürme tankına kimyasal ilavesi yapılırsa arıtım oranları yükselmektedir. Çöktürme tankında hidrolik kısa devreler, atıksu debisindeki aşırı değişiklikler, çok yüksek ya da düşük atıksu sıcaklıkları ile yüksek geri devir oranları, BOI5 ve askıda katı madde giderimlerinin tipik değerlerin altına düşmesine neden olmaktadır.
 
Ön çöktürme tanklarının tipleri, yatay akışlı, katı madde temaslı veya eğri yüzeyli olabilmektedir. Yatay akışlı havuzların üstünlüğü, daha az yer kaplaması, birden fazla ünite halinde olabilmesi suretiyle üniteler arasında aynı duvar kullanılarak ekonomi sağlanması, koku kontrolünün daha kolay olması, daha uzun çökelme zamanı, giriş-çıkış yapılarındaki kayıpların az olması ve çamur toplama için daha az enerji harcanmasıdır. Mahzurları ise ölü bölgelerin oluşabilmesi, debi değişimlerine hassas olması, çamur toplama ekipmanı için genişliğin kısıtlayıcı faktör olması, savak yükünü azaltmak için birden fazla savak yapılması ve yüksek bakım masraflarıdır. Yatay akışlı havuzlar dairesel veya dikdörtgen planlı yapılabilmektedir.

Dairesel ön çöktürme tanklarında besleme merkezden yapılmaktadır. Atıksu merkezden çevreye doğru hareket etmekte ve dış çevre boyunca uzanan savaktan çıkış yapmaktadır. Çöken çamur, sıyırıcılarla merkeze doğru itilmektedir. Üstte toplanan yüzer maddeler ise döner sıyırıcı ile toplanarak bir haznede biriktirilmektedir. Dikdörtgen planlı ön çöktürme tanklarında atıksu beslemesi bir uçtan yapılmakta, atıksu uzun kenar boyunca hareket ederek diğer uçtan tankı terk etmektedir. Dikdörtgen ve dairesel ön çöktürme havuzlarının projelendirme kriterleri Tablo E2.3’de verilmiştir.

Tablo E2.3 Dikdörtgen ve dairesel planlı ön çöktürme havuzları projelendirme kriterleri
Aralık Ortalama
Dikdörtgen
    Derinlik, m 3-4.5 3.7
    Uzunluk, m 15-90 24-40
    Genişlik, m 3-24 5-10
    Sıyırıcı hızı, m/dk 0.6-1.2 0.9
Dairesel
    Derinlik, m 3-4.5 3.7
    Çap, m 3-60 12-45
    Taban eğimi, mm/m 62-167 83
    Sıyırıcı devir sayısı, dev/dk 0.02-0.05 0.03


Katı madde temaslı ön çöktürme havuzlarında, katı maddeler yükselerek çamur örtüsü oluştururlar ve gelen katı maddeler burada birleşerek tutunurlar. Sıvı faz ise yükselerek savaklara doğru ilerler. Aynı giderme verimindeki yataş akışlı ön çöktürme tanklarına göre daha iyi hidrolik performans gösterirler. Dairesel ya da dikdörtgen planlı olarak tasarlanırlar. Septik koşullar oluşturduğundan biyolojik çamurlar için kullanılması uygun değildir.

Plakalı (lamelli) ön çöktürme havuzlarında, plaka yüzeyleri çok daha kısa çökelme zamanı sağladığı için verimlidir. Yaygın olarak aşırı yüklü ilk ve son çöktürme tanklarının yenilenmesi/geliştirilmesi için kullanılırlar. Lameller, tüp şeklindeki yapı veya plakalar ile sağlanabilmektedir. Böylelikle tank hacmi küçülmektedir. Bu şekilde daha az rüzgar etkisi olmakta ve laminer akım oluşmaktadır. Lamelli çöktürmenin dezavantajı ise septik koşulların oluşabilmesi ve tüplerin ya da kanalların tıkanması riskidir.

Ön çöktürme havuzlarının hesabı, yüzey yükü, bekletme süresi ve derinliğe bağlıdır. Boyutlandırılmalarında kullanılan en önemli parametre yüzey yüküdür. Ayrıca, iyi bir performans elde etmek için tank derinliği, bekletme süresi, çamur sıyırıcı taşıma kapasitesi gibi parametrelerin de dikkate alınması gerekmektedir. Yüzey yükü ortalama debide, 33 ile 49 m3/m2.gün ve pik debide ise 81 ile 122 m3/m2.gün aralığında tutulur. Savak yükü ise 124 ile 496 m3/m/gün aralığında alınır. Savak yükünün ön çöktürme tankı performansına etkisi çok azdır. Aşırı su hızını önlemek üzere uygun tank derinliği ve çıkış suyu olukları arasında yeterli mesafenin temini önerilmektedir. Böylece dipte toplanan çamurun hareketlenip çıkış suyu ile savaktan sürüklenmesi önlenmiş olmaktadır. Ortalama tasarım debisinde bekleme süresi 2.5 saati geçmemelidir. Uzun kalma sürelerinde septik şartlar oluşmakta, bu da çöktürme tankı performansının düşmesine (havasız çürüme şartlarında oluşan gazlar çamurun çökmesini engellemekte) ve koku oluşmasına sebep olmaktadır (havasız çürüme sırasında çıkan gazlar). Çamurun uzun süre bekletilmesi de çöken organik katıların çözünmesine neden olmakta, bu da takip eden arıtma üniteleri için daha yüksek organik yüklemeye sebep olmaktadır. Düzgün tasarlanmış çamur toplama üniteleri, toplanan çamurun uygun sürede nakli ile tankın dibinde çamur birikimini önleyebilmektedir. Çamur kalınlığı, septik şartların oluşumunu ve uzun çamur bekleme süresini önlemek üzere minimize edilmelidir.

Çöktürme işlemlerinde çöken çamurun akışkan tarafından sürüklenmemesi için yatay hız büyük önem taşımaktadır. Yatay hızın belirli bir değerden büyük olması durumunda çöktürme tankı tabanında birikmiş çamurun sürüklenme riski vardır. Ön çöktürme havuzları dikdörtgen ve dairesel planlı olarak projelendirilir. Suyun üniform dağıtımını ve akımını sağlayacak şekilde giriş-çıkış savak yapıları ile donatılmaları gerekmektedir. Yüzeydeki köpük ve tabandaki çamur birikintilerinin uzaklaştırılması için uygun bir yüzey ve taban sıyırma tertibatı bulunmalıdır. Çamur haznesinin büyüklüğü, çamurun özelliklerine ve çamur boşaltma aralıklarına uygun olmalıdır.

Biyoloijk Arıtma Birimleri
Biyolojik arıtma, atıksuda bulunan organik kirleticilerin, mikroorganizmalar tarafından besin ve enerji kaynağı olarak kullanılmak suretiyle atıksudan uzaklaştırılmaları esasına dayanmaktadır. Biyokimyasal süreçlerin sonunda, ayrışabilen organik madde elektron verip yükseltgenerek (oksitlenme) kararlı son ürün olan CO2 ve H2O’ya dönüşmektedir. Dolayısı ile ayrışabilen organik maddelerin bir kısmı biyokütleye, diğer kısmı ise enerjiye çevrilmektedir.

Biyolojik arıtmada kullanılan en yaygın yöntem aktif çamur sistemleridir. Bu sistem organik kirliliğin, askıda tutulan mikroorganizmalar (heterotrofik bakteriler) yardımıyla giderildiği bir arıtma metodudur.

Deşarj standartlarına bağlı olarak aktif çamur sistemleri karbonlu organik madde giderimi ve nitrifikasyon, denitrifikasyon; aşırı biyolojik fosfor giderimi için uygun reaktör konfigürasyonları ile etkin olarak çalıştırılabilir ve proses şartlarına bağlı olarak aktif çamur reaktörü havalı, anoksik ve havasız şartlarda olabilir. Son çöktürme tankında çökelen çamur aktif çamur havuzuna geri devrettirilmek sureti ile uygun biyokütle konsantrasyonu sağlanmış olur. Öngörülen biyokütle miktarından fazlası ise fazla çamur olarak sistemden atılır.

Havalı prosesler oksijenli ortamda organik madde giderimi ve/veya nitrifikasyon prosesleri için kullanılmaktadır. Nitrifikasyon prosesinde ototrof bakteriler amonyum azotunu oksijenli ortamda nitrata kadar yükseltgemektedir. Bu prosesler, mikroorganizmaların konumuna göre askıda çoğalma, yüzeyde çoğalma ve ikisinin birlikte uygulandığı kombine sistemler olarak sınıflandırılır. Birden fazla prosesin ardarda kullanıldığı ardışık sistemler de mevcuttur.

Askıda, yüzeyde ve her ikisininde gerçekleştiği büyüme olmak üzere üç değişik şekilde olmaktadır.

a) Askıda Büyüyen Sistemler
Askıda büyüyen sistemler, Aktif çamur havuzu içindeki biyokütlenin havalandırma ya da mekanik karıştırma ile askıda tutulması ve atıksu ile homojen karıştırılarak uygun koşullarda istenilen reaksiyonların oluşturulması esasına dayanmaktadır. Bu amaçla, genellikle difüzörler veya yüzeysel havalandırıcıların kullanımı oksijen transferi ve tam karışımın sağlanması açısından yeterli olmaktadır. Havalandırma havuzuna oksijen transferi günlük ve mevsimlik ihtiyacı karşılayacak şekilde tasarlanmalıdır.

Tam karışımlı veya piston akımlı reaktör olarak projelendirilebilen aktif çamur havuzlarında atıksu, havalandırma havuzundan sonra son çöktürme havuzuna yönlendirilir. Son çöktürme tanklarında yerçekimi etkisi ile arıtılmış su biyokütleden ayrılarak sonraki arıtma ünitelerine (dezenfeksiyon, filtrasyon vb.) iletilir veya deşarj edilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, havalı aktif çamur tanklarında sadece organik madde ve amonyum azotu gideriminin (nitrat azotuna çevrilmesi) sağlanmasıdır.

Askıda çoğalan aktif çamur sistemleri organik madde giderimi ve nitrifikasyon prosesi, sistemin (havalı) çamur yaşına bağlıdır. Organik madde giderimi yapan heterotrofik bakteriler, nitrifikasyonu sağlayan ototrofik bakterilere göre daha az hassastır. Dolayısı ile normal şartlarda, nitrifikasyonun sağlandığı koşullarda organik madde giderimi de sağlanmaktadır. Öncelikle, nitrifikasyon prosesi için gerekli olan (havalı) çamur yaşı soğuk hava şartları gözönüne alınarak hesaplanmalı ve reaktör hacmi buna göre hesaplanmalıdır. Pratikte nitrifikasyon karbonlu organik maddenin giderilmesi için kullanılan reaktörde gerçekleştirilebileceği gibi, ayrı bir reaktörde de sağlanabilmektedir. Nitrifikasyon prosesinde 1 gram amonyum azotunun (NH4-N) oksitlenmesi sonucu 7.14 gram CaCO3 alkalinitesi tüketilmektedir. Dolayısı ile nitrifikasyon prosesi için atıksudaki alkalinitenin kontrol edilmesi gerekmektedir. Çamur yaşının belirli seviyede seçilmesi ile (θc≤ 10 gün) sadece organik karbon giderimi de sağlanabilir.

Biyolojik çamurun stabilizasyonu, reaktörün içinde yani yüksek çamur yaşlarında uzun havalandırma yöntemine göre işletilmesi veya oluşan fazla çamurun reaktör dışında seçilen bir çamur stabilizasyon prosesi ile sağlanmaktadır. Arıtma tesisi tasarımı aşamasında tesisinin tümünün ele alınarak ilgili tasarım parametreleri açısından kütle dengesinin oluşturulması gerekmektedir.

Aktif çamur sistemlerinin çeşitli konfigürasyonları Şekil E2.1’de verilmiştir. Tablo E2.4’de, karbon giderimi yapan aktif çamur prosesleri için tasarım parametreleri verilmiştir.

 
     a) Klasik (konvansiyonel) aktif çamur sistemi                   b) Piston akımlı aktif çamur sistemi
 
     c) Kademeli beslemeli aktif çamur sistemi              d) Temas stabilizasyonlu aktif çamur sistemi
 
d) Uzun havalandırmalı aktif çamur sistemi                         e) Oksidasyon Hendeği
Şekil E2.1 Aktif çamur sistemlerinin çeşitli konfigürasyonları




Tablo E2.4 Aktif çamur prosesleri için tasarım parametreleri
Proses çeşitleri c,
gün F/M,
kg BOI/kgTAKM.g kg BOI5/ m3.g TAKM,
mg/L t=V/Q,
saat Qr/Q
Klasik 5-15 0.2-0.4 0.32-0.64 1500-3000 4-8 0.25-0.75
Tam karışımlı 5-15 0.2-0.6 0.8-1.92 2500-4000 3-5 0.25-1
Kademeli besleme 5-15 0.2-0.4 0.64-0.96 2000-3500 3-5 0.25-0.75
Değiştirilmiş havalandırmalı 0.2-0.5 1.5-5.0 1.2-2.4 200-1000 1.5-3 0.05-0.25
Temas stabilizasyonu 5-15 0.2-0.6 0.96-1.2 (1000-3000)a
(4000-10000)b (0.5-1)a
(3-6)b 0.5-1.5
Uzun havalandırmalı 20-30 0.05-0.15 0.16-0.4 3000-6000 18-36 0.5-1.5
Yüksek-hızlı havalandırma 5-10
0.4-1.5 1.6-16
4000-10000
2-4
1-5

Kraus prosesi 5-15 0.3-0.8 0.64-1.6 2000-3000 4-8 0.5-1
Saf oksijenli 3-10 0.25-1.0 1.6-3.2 2000-5000 1-3 0.25-0.5
Oksidasyon hendeği 10-30 0.05-0.3 0.08-0.48 3000-6000 8-36 0.75-1.5
AKR c 0.05-0.3 0.08-0.24 (1500-5000) 12-50 c
Tek kademeli nitrifikasyon 8-20 0.1-0.25 0.08-0.32 2000-3500 6-15 0.5-1.5
İki kademeli nitrifikasyon 15-100 0.05-0.2
0.05-0.144 2000-3500 3-6 0.5-2.0

  a Temas birimde     b Temas stabilizasyon birimi     c Uygulanamaz


b) Yüzeyde Büyüyen Sistemler
Yüzeyde büyüyen sistemler, damlatmalı filtreler, döner biyolojik disk ve dolgulu reaktörler sistemleri şeklindedir (Şekil E2.2).

 
                          a) Damlatmalı filtre                                               b) Döner biyolojik disk
Şekil E2.2 Mikroorganizmaların yüzeyde tutunduğu damlatmalı filtreler ve döner biyolojik disk sistemlerinin şematik gösterimi